ÖZEL ÖĞRETMEN ÖZEL ÖĞRENCİ

Sevgi ERGAN / Ahmet Kutsi Tecer Özel Eğitim Meslek Okulu 

                 Özel öğrencilerle çalışmak, onların sosyal hayata daha fazla katılabilmelerini sağlamak ve onlarda özgüven oluşturmak beni her zaman çok mutlu etmiştir. Onların mutluluğu benim mutluluğum olmuştur. 

                  Tek Engel Mesafe Olsun projemize katılmaktaki amacım, öğrencilerimin sosyal hayatta daha fazla söz sahibi olmalarını ve farklı şehirde kendileri gibi özel eğitim okullarına giden arkadaşlarıyla iletişim kurmalarını sağlamaktır. 

                 Projemiz sayesinde aynı anda mektuplar yazıldılar, kitaplar okundular, resimler yaptılar, birbirlerine mesajlar yollandılar. Ve benim öğrencilerim çok mutlu oldular. Dolayısıyla ben onlardan daha mutlu oldum. 

                Özel öğrencilerim için yazdığım bir yazıyı paylaşıyorum.


  “ÖZEL” ÖĞRETMEN, “ÖZEL” ÖĞRENCİ

               Özel eğitim... Adı üstünde "özel" eğitim... Öğrencilerimiz "özel" eğitime muhtaç çocuklar... Bizler "özel" eğitmenleriz.
              Hepimiz okula başladığımızda oturduğumuz sıralar çok büyük gelmiştir bizlere... Hele öğretmenlerimiz kocaman, koskocamandı. Hem korkar hem de saygı duyardık öğretmenlerimize... Saygı ve korku bir aradaydı...
             Öğretmenlerimiz sınıfa girerdi, o günkü dersini anlatırdı, 3-5 arkadaşımıza konu ile ilgili sorular sorardı ve o konuyu bitirirdi…
             Bizler öyle miyiz? Kaç tane öğrencimiz varsa hepsinin performansına göre bireyselleştirilmiş eğitim planı hazırlamak ve öğrencimizin gelişim alanına göre dersimizi anlatmak zorundayız. Öğrencimiz sorduğumuz soruya bir kez cevap verirse o konuyu geçemiyoruz. Ayrı oturumlarda, farklı ortamlarda sorulara doğru cevaplar vermesini bekliyoruz. Ve oturum sayımıza göre öğrencimiz sorularımıza doğru cevaplar verirse, ancak o zaman başka bir konuya geçmek zorundayız…
          Bizlerin sınıfa girip o günkü konuyu tüm sınıfa anlatma gibi bir lüksümüz yok... Biz kaç tane öğrencimiz varsa hepsine ayrı ayrı ulaşmak zorundayız. Hepsine vereceğimiz pekiştireçler farklı olmalı. Bize öğretmenlerimiz "aferin "derdi sorularını doğru yanıtladığımızda. Bizim için "aferin" o günü mutlu geçirmek için başlı başına bir sebepti. Sanki ampülü biz icat etmişiz gibi sevinirdik. Ama "aferin" bizim öğrencilerimize çok şey ifade etmeyebilir. Sorumuzu doğru yanıtladıklarında mutlaka "çikolata, bisküvi vs." vermek zorundayız. Çünkü davranışın sürekliliği bu yolla kazandırılabilir.
         Bizim öğrencilerimiz "özel" öğrenciler… Bizler de "özel" öğretmenleriz. "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" demiş Hz. Ali. Biz öğrencilerimize bir harf öğretebilmek için belki aylarımız geçiyor ama sonunda onların öğrendiğini görmek hiçbir mutluğa eş değer değil. O ayrı bir güzellik, o ayrı bir mutluluk. "Özel" öğrencilerimizin gözlerindeki ışığı görmek, onların mutluluğunu görmek her şeye değer...
        "Özel" öğretmen olmakla gurur duyuyorum. Çünkü her yeni şey öğrendiğinde öğrencilerim, ben hayata yeniden geliyorum. Onların yeni şeyler öğrenmeleri, hayatla mücadele edebilmeleri, benim hayatla başa çıkmamı sağlıyor. Kendime daha fazla güveniyorum, daha dik duruyorum hayatta. Onların okumaları, benim başarım, onların yazmaları benim başarım, onların hayata karışmaları, kendilerini savunmaları benim başarım..."Özel" öğrencilerim sayesinde ben hayata her gün yeniden geliyorum...
Onlar mutlu, ben daha mutluyum. Onlar huzurlu ben daha huzurluyum...
         Ben " özel" öğretmenim... Hem kendimle hem de "özel" öğrencilerimle gurur duyuyorum...

 


                 SEVGİ ERGAN

AHMET KUTSİ TECER ÖZEL EĞİTİM MESLEK OKULU

ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar